T.C. Demiroğlu Bilim Üniversitesi ve Florence Nightingale Hastaneleri ile Geleceğinizi Şekillendirin

KIŞ AYLARINDA HASTALIKLARDAN KORUNMA

Mevsim geçişleri bireylerin hastalıklardan korunma açısından dikkatli olmalarını gerektiren bir dönem olup hava koşullarındaki ani değişimler ile vücudun uyumunda aksamalar olmakta, vücut direnci düşmekte, hastalıklara yakalanma riski ortaya çıkmaktadır. Özellikle kış aylarında bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskinin arttığı görülmektedir.  Nezle, grip gibi bulaşıcı hastalıklar hastalığa yakalanmış olan bireyler için baş edilmesi gereken, hastalığa yakalanmamış bireyler için ise korunulması gereken bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Önlemlerin yanı sıra genel sağlık önerilerini bilmek ve uygulamak bireylerin bağışıklık sisteminin güçlü olması açısından önemlidir. 

Kış aylarında sık karşılaşılan bazı sorunlar ve hastalığa/duruma özel korunma yöntemlerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür: 

1.    Soğuk Algınlığı (Common-cold):

Soğuk algınlığı “üst solunum yolu enfeksiyonu”, “akut nazofarenjit” veya “akut rinofarenjit” olarak ifade edilmektedir. Soğuk algınlığı son derece yaygın olup, hakkında doğru bilinen yanlışlar da bir o kadar yaygın olmaktadır. Bir çeşit mikrop (virüs) aracılığı ile oluşan ve en sık görülen kış hastalığıdır. En sık rastlanan belirtiler arasında; burun tıkanıklığı, burun akıntısı, öksürük ve ateş görülmektedir. Belirtiler arasında kulak tıkanıklığı da görülebilmektedir. Aynı zamanda soğuk algınlığı sırasında paranazal sinüslerde anormal (rinosinüzit) görünümü ortaya çıkabilmekte bu görünüm antibiyotiksiz iyileşebilmektedir. Ağız ve burun salgılarının bulaştığı eşyalarla temas sonucu mikrop kolayca bulaşabilmektedir. Risk grupları olarak yaşlı bireyler, okul dönemi çocukları ve bebekler gelmektedir. Eller sık sık yıkanmalı, hastalıklı kişilerin olduğu kapalı ortamlardan ve yakın temastan kaçınılmalıdır. Soğuğa karşı kişisel önlemler alınmalıdır. Ayrıca yeterli dinlenme ve beslenme de bağışıklık sistemini güçlü tutmak aşısından dikkat edilmesi gereken konular arasında yer almaktadır. 


2.    Grip (İnfluenza):

İnfluenza, influenza A ve B virüsleri ile oluşan, hızla yayılabilen, bulaşıcı, ateşli akut bir solunum sistemi hastalığıdır. İnfluenza adlı virüsün neden olduğu grip çoğunlukla sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında, özellikle mevsim geçişlerinde sıklıkla görülebilmektedir. Her yıl mevsimsel influenza epidemileri, tüm dünyada ciddi hastalık ve ölümlere neden olmaktadır. Soğuk algınlığı ile karıştırılabilmektedir. Grip, hasta bir insanın öksürük ve hapşırıkla havaya attığı enfekte partiküllerin sağlam insanlar tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Kirli ellerle de yayılımı mümkündür. Kalabalık ortamlarda kolayca insandan insana geçiş göstermektedir.  Mevsimsel grip; yaklaşık olarak 2 günlük kuluçka süresinin ardından ortaya çıkan ani başlayan yüksek ateş (bütün hastalarda olmayabilir), öksürük (genellikle kuru), baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, ciddi halsizlik, yorgunluk, titreme, bazen ishal ve kusma ile karakterize olmaktadır. Öksürük ağır olabilmekte ve bazı durumlarda 2 hafta ya da daha uzun süre devam edebilmektedir. Hastalar çoğu herhangi bir tıbbi tedaviye gerek kalmadan 1 hafta içinde iyileşmektedirler. Bazı hastalarda hayatı tehdit edebilen ve ölümle sonuçlanabilen komplikasyonlar (zatürre, bronşit, sinüs ve kulak enfeksiyonları ) gelişebilmektedir. Küçük çocuklar, 65 yaş ve üzeri bireyler, hamileler ve kronik hastalığı olanlar (astım, diyabet, kalp hastalıkları gibi) bu kapsamdadır. Kronik sağlık problemleri kötüleşebilmekte, astımlı hastalarda griple tetiklenen astım atakları, kronik konjestif kalp yetmezliği bulunan hastalarda ise hastalık durumlarının ağırlaşması görülebilmektedir. Yıllık grip aşısı gribe bağlı ağır sağlık sorunlarını önlenmenin ya da bulguları hafifletmenin öncelikli adımıdır. El yıkama, kişisel hijyen gibi genel korunma önlemleri de önemli uygulamalar arasında yer almaktadır. Grip gibi mikroplarla kontamine olabilecek yüzeyleri ve nesneleri temizleyip ve dezenfekte etmek, hasta insanlarla yakın temastan kaçınmak, öksürürken veya hapşırırken burnu ve ağzı bir mendille veya dirseğin içi ile kapatmak ve mendil kullandıktan sonra, kapalı bir çöp kutusuna atmak ve elleri yıkamak alınabilecek önlemler arasında yer almaktadır. 

3.    Zatürre (Pnömoni):

Akciğer parankimi ve alveolar boşluklarda iltihaplanma ile karakterize bakteriyel pnömoni, her biri konak bağışıklık tepkisiyle karmaşık bir etkileşimi tetikleyen çeşitli bakterilerden kaynaklanmaktadır. Klinik olarak hastalar ateş, öksürük, dispne ve göğüs ağrısı gibi semptomlar yaşayabilir ve nekrotizan pnömoni ve ampiyemden menenjite, sepsis ve çoklu organ yetmezliğine kadar değişen olası komplikasyonlar görülebilmektedir. Akciğer fonksiyonu ve yaşam kalitesi üzerinde uzun vadeli etkiler oluşturabilmektedir. Kış aylarında sıklıkla görülebilmektedir. Uygun el hijyeni sağlama, sigara ve alkol kullanmama, yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler için pnömokok aşısı yaptırmak, risk altındaki popülasyonlar (yaşlı, beş yaş altı çocuk, kronik hastalıkları olan bireyler) için grip aşısına karşı yıllık aşılama yapmak alınabilecek önlemler arasında yer almaktadır. 

Kalp hastalıkları, astım ve diyabet hastalığı gibi sık görülen kronik (süregen) bazı hastalıklar ile ilgili olarak da kış mevsiminde dikkatli olmak gerekmektedir. Kalp hastalıkları ile ilgili olarak; kalp krizlerinin kış aylarında daha sık görüldüğü, krizlerin kış aylarında daha sık olmasının en önemli nedenleri arasında soğuk havaların uyardığı damarlardaki büzülme ve kışın hareketin azalması olduğu belirtilmektedir.  Bununla birlikte astım atakları kışın daha sık ortaya çıkmakta olup kışın dışarı çıkıldığında teneffüs edilen soğuk hava astım krizini tetikleyebilmektedir. Ayrıca kış aylarında daha yaygın olan gribal enfeksiyonlar astım alevlenmelerine neden olabilmektedir. Soğuk algınlığı ya da grip olan kişilerden uzak durulmalı, eller sık sık yıkanmalıdır. Çünkü astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalarında soğuk algınlığı ya da grip çok daha ağır bir hastalık tablosu ortaya çıkabilmektedir. Özellikle ileri yaş hastalarda ve astım olan çocuklarda tehlikeli seyretmektedir. Bu sağlık risklerinin önüne geçmek için en iyi yol, yıllık grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, genel korunma yöntemlerini uygulamak önemlidir. 

Bu noktada sağlıklı yaşamı sürdürmek için önerilen sağlıklı yaşam biçimi davranışları olarak;
  • Yeterli ve dengeli beslenmek
  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Hijyen koşullarına dikkat etmek
  • Yeterli ve düzenli uyku uyumak
  • Sigara ve alkolden uzak durmak
  • Yeterli sıvı tüketmek
  • Süregen hastalık nedeniyle sadece doktor tarafından önerilen ilaçları düzenli kullanmak
  • Sağlık kontrollerini aksatmamak önerilmektedir.
Sonuç olarak, kış mevsimine girilmiş olan bu dönemlerde GENEL SAĞLIK YAKLAŞIMLARI her dönemde olduğu gibi ALTIN KURAL olarak kabul edilmelidir. Hastalıklara özel önleme ve tedavi yaklaşımları sağlık çalışanlarının yönlendirilmesi ve hastaların bu yönlendirmelere tam uyumuyla birlikte sağlanmalıdır.