T.C. Demiroğlu Bilim Üniversitesi ve Florence Nightingale Hastaneleri ile Geleceğinizi Şekillendirin
SAĞLIK EKONOMİSİNİN TEMEL DİNAMİKLERİ
Sağlık sektöründe ekonomik kuralların varlığını bazı göstergelerle anlayabiliriz.
Bunlar;
o Sağlık sektörüne ayrılan kaynaklar kıt olması,
o Sağlık sektöründe de üretim ve dağıtım olması,
o Sağlıkta tüketicinin (hasta) rasyonel davranış gösteriyor olması,
o Üretilen sağlık hizmetinin bir fiyatının olması,
o Fiyatın sağlık hizmetinin belli bir bölümünü etkiliyor olması,
Sağlık sektöründe ekonomik kuralların var olduğunu göstermektedir. 1960’lı yıllar itibari ile gelişmeye başlayan sağlık ekonomisi, takip eden yıllarda ekonomiden ayrı bir alan olma özelliği kazanmıştır. Bu özelliği kazanmasının temel nedeni gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kaynakların büyük bir kısmının sağlık sektöründe kullanılması başka bir ifade ile toplumlarda sağlık sektörünün kaynaklar üzerindeki baskısının artmasıdır.
Ayrıca sağlığın kendine has özelliklerinin olması da bir başka nedendir. Örneğin tam rekabet piyasalarında mal ve hizmetleri üreten ile tüketenlerin karşılaştığı ve karşılıklı tatmin durumunda fiyat belirlenmektedir ancak sağlık sektörü için bu sürece müdahale etmek gerekebilir. Çünkü sağlık hizmetleri risk ve belirsizlik, dışsallıklar, kamu malı olma, pazara girişte kurallar, ölçek ekonomisinin varlığı ve arzın talep yaratabilmesi gibi özelliklere sahiptir. Sağlık ekonomisinin amacı tercihler konusunda yol göstermek ve kıt olan kaynakların kullanımında öncelik yapılırken kanıta dayalı bilimsel veriler sunmaktır.
Özellikle sadece sağlık hizmetlerine özgü bir özellik olan arzın talebi yaratması kendi ekonomisini yaratmada önemli bir rol oynamıştır. Sağlık ekonomisinin ilgi alanını, sağlık hizmetlerinin üretimi, finansmanı, fiyatlandırılması ve niteliği ile ilgili konuları oluşturmaktadır.
Sağlık ekonomisinin temel dinamikleri olarak;
Toplumun ihtiyacı olan hangi sağlık hizmeti ve ne miktarda üretilmelidir?
Bu hizmetler kim tarafından ve nasıl (Hangi kurumlar ve teknolojik yöntemlerle) üretilmelidir?
Kim için (toplumu oluşturan çeşitli sosyal gruplar ve kişiler bu hizmetlerden hangi ölçüde ve nasıl yararlanacak) üretilmelidir?
Bu sorular bir ülkede oluşturulacak sağlık sistemine ve yürürlüğe konulacak sağlık politikalarına yön veren dinamiklerdir.
Burada ilk iki soru sağlık arzını oluşturan bir yapıyı göstermektedir. Üçüncü soru ise sağlık hizmet talebinin sınırlarını göstermektedir. Bu sınırı belirleyen en önemli konularından bir tanesi, Sağlık hizmetlerinin finansmanıdır. Ülkelerde farklı sağlık finansman yöntemleri uygulanmaktadır. Her ülke kendine uygun finansman yöntemini sistem üzerine entegre etmek istemektedir.
Burada önemli olan nokta dünyada artan sağlık harcamaları ile baş edebilme yeteneğidir. Bu bağlamda seçilen yöntemin süreklilik göstermesi ve sağlık harcamalarını belirlenen yöntem ile finanse edebilmesidir.
Sağlık hizmetleri finansmanı; paranın sağlık sektöründeki faaliyetleri finanse etmek için nasıl harekete geçirilmesi ve nasıl kullanılması gerektiğini içermektedir.
Sağlık hizmetleri yönetiminin temel amacı toplumun sağlık statüsünün yükseltilmesi ve sağlığın geliştirilmesidir. Sağlık hizmetleri finansmanı bu amaçlara ulaşmada önemli bir araçtır.
Tüm bireylerin sağlık hizmetlerine finansal açıdan ulaşabilmesini sağlamak için;
Yeterli ve sürdürülebilir kaynak yaratmak,
Yaratılan kaynakları verimli bir şekilde kullanmak,
Finansmanda hakkaniyeti sağlamak,
Bireylerin yoksullaştırılmasını engellemek gerekmektedir.
Ülkelerin sağlık finansmanı için kullanılan kaynakların ve tahsis biçimlerinin ortaya konulması, politika geliştiriciler ve sağlık yöneticileri için son derece önemlidir. Çünkü kısıtlı kaynaklarla, sonsuz gereksinimleri karşılamak üzere, merkezine insanı alan bir yaklaşımla, sağlık ekonomisi kurallarının yol göstericiliğinde bir sağlık sistemi kurma görevi ile karşı karşıya bulunulmaktadır.
Sağlıklı yaşama hakkı insan hakları arasında hiçbir koşulda vazgeçilmez olanlardandır.
Devletler ülkelerinde yaşayan toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek üzere gerekli düzenlemeleri yapmak ve yaptırmakla yükümlüdür.