T.C. Demiroğlu Bilim Üniversitesi ve Florence Nightingale Hastaneleri ile Geleceğinizi Şekillendirin

Sağlık Politikaları ve Yönetiminde Etik: Adalet, Erişim ve Hasta Haklarının Yönetimi

Toplumsal yaşamın düzenlenmesine ilişkin karar vericilerin benimsemiş olduğu felsefe doğrultusunda aldığı tüm kararlar politika başlığı altında ele alınmaktadır. Bu kapsamda bir ülkede benimsenen felsefe doğrultusunda sağlık sektörünün düzenlenmesi, yapılandırılması ve sektöre ilişkin politik seçimlerin yapılması o ülkenin sağlık politikalarını işaret etmektedir. Sağlığa ilişkin seçimlerin yapılması ve sağlık politikalarının belirlenmesinde  politika belirleyiciler tarafından öncelikle bazı soruların cevaplanması gerekmektedir. İlk olarak “en kritik sağlık ihtiyaçlarının neler olduğu” saptanmalıdır. İkinci olarak “sağlık sisteminin etkin ve verimli hizmet sunumunu nasıl gerçekleştirebileceği” tespit edilmelidir. Üçüncü olarak “sağlık sisteminin nasıl finanse edileceği” belirlenmelidir. Dördüncü ve son olarak ise “sağlık hizmetlerinin finansmanı sağlanırken hizmet sunumunda kamu ile özel sektörün en uygun bileşiminin nasıl sağlanabileceği” araştırılmalıdır. Bu sorulara verilen cevaplar, yani sağlığa
ilişkin politik duruş, ülkeler ya da bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Örneğin; kimi ülkelerde sağlık toplumsal bir olgu olarak görülmekte, yaşama ve sağlıklı olma durumu temel bir insan hakkı olarak ele alınmakta, sağlık hizmetlerinin sunumu devletin sorumluluğuna bırakılmaktadır. Kimi ülkelerde ise sağlık bireysel bir olgu olarak değerlendirilmekte, sağlık hizmetlerinin sunumu piyasa koşullarına bırakılmakta, insanların bu hizmetlerden imkanları ölçüsünde faydalanması beklenmektedir. Birinci yaklaşım sağlığı toplumsal bir ödev olarak görüp bu görevi yerine getirme sorumluluğunu devlete yüklerken ikinci yaklaşım sağlık hizmetleri sunumunu kar elde etme aracı olarak görmektedir. 
 
Bir ülkede sağlığa ilişkin bu yaklaşımlardan hangisinin seçileceği politik ve ekonomik bir mesele olmanın dışında etik ilkelerin de göz önünde bulundurulmasını gerektiren bir süreçtir. Etik genel olarak; “insanın toplumsal ölçekte gerçekleştirdiği ve başkalarını etkileyen sonuçları olan davranışlar/eylemler/yapıp-etmeler ve bunları biçimlendiren düşünme süreçleri” ile ilgili bir kavramdır. Etiğin somut olarak ortaya çıkışı üç farklı şekilde olmaktadır. İlk olarak felsefenin temel bir alanı olarak etik, iyinin ne olduğu ve nelerin iyi olduğu konusunu ele almaktadır. İkinci olarak, toplumsal yaşamda insanların birbirlerine karşı neleri yapmaları ve nelerden kaçınmaları gerektiğiyle ilgili kurallar kümesini ifade etmektedir. Üçüncü olarak, belli bir alanda çalışan kişilerin uyması gereken kuralların belirlendiği ve alana özgü uygulamalarda istenen davranışların ne olduğunu irdeleyen mesleki etik konusu ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda sağlık yönetiminde etik konusu sadece tıp
etiği kapsamında değil, aynı zamanda meslek etiği ilkeleri kapsamında incelenmesi gereken bir olgudur (Aslan ve Erdem, 2024). 

Tıp etiğinin temel ilkeleri öncelikle zarar vermeme, hastaya faydalı olma, mahremiyete özen gösterme ve hasta haklarına duyarlı olma şeklinde sıralanmaktadır. Sağlık yönetiminde politik seçimler yaparken ya da rutin idarecilik faaliyetlerinde bulunurken tıp etiği ilkelerinin yanı sıra adalet, eşitlik, dürüstlük, sorumluluk ve şeffaflık gibi yönetimin etik ilkelerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu gereklilik ilk olarak sağlık sistemleri içerisinde ortaya çıkan eşitsizliklerin toplumların sağlığını tehdit eden problemleri beraberinde getirmesi ve bu sorunları çözebilecek ahlaki bir bakış açısı inşa etmenin giderek daha zor hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.

İkinci olarak; sağlık sistemleri için benimsenen politikaların hakkaniyetli bir erişim sağlama gibi temel bir hedefi bulunmaktadır. Hakkaniyetli erişim, sağlık hizmetine ihtiyacı olan bireylerin sağlık sistemine gerçek anlamda giriş sağlayıp sağlayamadıklarına ilişkin bir kavramdır. Bu noktada; “bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminde hakkaniyetin sağlanması hedefi” yönetimin etik ilkelerinin kullanılmasının bir diğer önemli gerekliliğidir. Öyle ki,
hakkaniyetli bir erişim modeli için; (I) finansman modellerinin yapısının ne olacağına, (II) toplumun sağlık eğitimi düzeyinin arttırılması için neler yapılacağına, (III) sağlık işgücü kullanımının hangi seviyede olacağına ve (IV) sağlık hizmetlerinin örgütlenme biçiminin nasıl olacağına ilişkin kararlar verirken bu ilkelerin göz önünde bulundurulması önemli olacaktır.

Sağlığa ilişkin politikaların belirlenmesinde etik ilkelere özen gösterilmesini gerekli kılan üçüncü bir husus ise, kaynakların sınırlı olduğu bir ortamda sağlık hizmetlerinin dağıtımının adil bir şekilde nasıl yapılacağı sorunudur. Sağlık alanında adaletin tesis edilebilmesi için sağlık kavramının nasıl tanımlandığı ve sağlığa bakış açısının ne olduğu önemlidir. Sağlık kavramı sadece “hastalık ya da sakatlık durumunun olmaması” şeklinde  tanımlandığında politikalar tıbbi hizmetlerle sınırlı olacaktır. Dolayısıyla sağlık alanında adaletin sağlanması
için tek başına tıbbi hizmetlere odaklanılması yeterli olmayacaktır. Diğer taraftan sağlık kavramı “sadece hastalık ya da sakatlık durumunun olmaması değil, bireyin bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içerisinde olması” şeklinde ele alındığında bu kez sağlık politikaları tıbbi hizmetlerin yanı sıra çevre, davranış ve kalıtım gibi sağlığı etkileyen tüm boyutları kapsayacak şekilde ele alınacaktır. Bu durum sağlığın sosyal belirleyicilerinin dağıtımında adalet kavramının daha geniş bir perspektifte ele alınmasını sağlayacaktır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında; tıp etiği sağlığın yönetilmesi ve politikaların belirlenmesi sürecindeki iyi uygulamaların neler olduğunu açıklamak için tek başına yeterli değildir. Bu noktada görece yeni bir kavram olan meslek etiği ilkelerinin, politika belirleme sürecinde adaletin sağlanması ve hakkaniyetli bir erişim modelinin oluşturulması noktasında karar vericilere önemli katkılar sunduğunu söylemek mümkündür.

Kaynaklar:
Ağırbaş, İ., Akbulut, Y., & Önder, Ö. R. (2011). Atatürk Dönemi Sağlık Politikası. Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, 733-748. Akdur, R. (2008). Cumhuriyetten Günümüze Türkiye'de Sağlık. 12. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi Kitabı (s. 45-71). Ankara, HASUDER. Aslan, S., & Erdem, R. (2024). Sağlık Hizmetleri ve Etik. S. Özmen içinde, Sağlıkta Etik: Güncel Konular ve Yaklaşımlar (s. 1-26). Ankara. Nobel Yayıncılık. Atabey, S. E. (2020). Sağlık Sistemleri ve Sağlık Politikası. Ankara, Gazi Kitabevi. Cichon, M., Yamabana, H., Normand, C., Newbrander, W., Weber, A., Dror, D., & Praker, A. (1999). Modelling in Health Care Finance: A Compendium of Quantitative Techniques for Health Care Financing. Geneva, International Labour Office. Ekmekçi, P. E., & Arda, B. (2015). An Evaluatıon of Justıce and Rıght to Health Concepts in The
Perspectıves of Ethıcal Theorıes. Türkiye Klinikleri Tıp Etiği-Hukuku-Tarihi Dergisi. 23(1): 6-21. Gökçe, Ö., & Bulduklu, Y. (2015). Sağlık Hizmetlerinin Sunumunda “Müşteri Hasta” ve Etik Sorunlar. Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi. 29: 38-61. İleri, H., Seçer, B., & Ertaş, H. (2016). Sağlık Politikası Kavramı ve Türkiye'de Sağlık Politikalarının İncelenmesi. Selçuk Üniversitesi Sosyal ve Teknik Araştırmalar Dergisi, 176-186. Kıran, Ş. (2023). Sağlık Hizmetlerine Erişim: Kadınların Meme ve Rahim Kanseri Tarama Hizmetlerine Erişimine Yönelik Nitel Bir Çalışma. Sakarya, Yayınlanmamış Doktora Tezi. Tekingündüz, S., Kurtuldu, A., & Erer, T. I. (2016). Sağlık Hizmetlerinde Eşitsizlik ve Etik. Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 8(4): 32-43. Yıldırım, G., & Kadıoğlu, S. (2007). Etik ve Tıp Etiği Temel Kavramları. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 29(2): 7-12.