T.C. Demiroğlu Bilim Üniversitesi ve Florence Nightingale Hastaneleri ile Geleceğinizi Şekillendirin
Sınav Yaklaşırken Anne Ve Babalara 10 Tavsiye
Üniversite ve liseye geçiş sınav süreçleri, çoğu zaman korku ve endişe kaynağı haline geliyor. Bu süreç hem öğrenciler hem de aileler için zorlayıcıdır. Peki, çocuklardaki sınav kaygısını tetiklememek için ailelerin yaklaşımı nasıl olmalıdır? Farkında olmadan yapılan aile içi yanlışlar nelerdir? İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden Psikolog Tuana Nur Yazıcılar sınav dönemini rahat ve sorunsuz geçirmek için ailelere önerilerde bulundu.
- Sınav başarısını hayatınızın temeline oturtmayın
Unutulmaması gereken ilk şey sınav başarısının hayatın tümü olmadığıdır. Özellikle çocukları bu düşünceyle büyütmemek, ilgi yetenekleri doğrultusunda onları yönlendirmek kıymetlidir. Hayatın yalnızca sınavdan ibaret olduğu düşüncesini benimseyen bir çocuk istediği puanı elde edememek konusunda çok daha yoğun kaygı hissedecek ve çıkmaza girecektir. Sınavda istediğimiz sonuçları elde edememek bizim “başarısız biri” olduğumuz anlamına gelmemelidir. - Rahatlatıcı olun
Sınav döneminde gençler yoğun gelecek kaygısı, sınav anı yaşanacakların endişesi, başarısızlık korkusu, süre yetiştirememe korkusu gibi birçok farklı konuda endişe yaşayabilir. Aileler tüm bunların olası olduğu konusunda rahatlatıcı bir tutumla yaklaşmalıdır. - Duygusal ihtiyaçlarına önem verin
Sınav döneminde gençler olduğundan daha sinirli ve alıngan yapıda olabilmektedir. Ders çalışmak ile ilgili öğütler ya da gösterilen ilgi abartılı şekilde olmamalıdır. Genç bu ilgiyi boğucu olarak algılayabilmektedir. Bu durumda gençler ebeveynlerine ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik edecektir. Önemli olan ailelerin bu ihtiyaçlara önem vermesi ve dikkate almasıdır. - Hedeflerini destekleyin
Hedef ve bölüm belirleme konusunda aileler çocuklarına önerilerde bulunurken zorlayıcı ve baskılayıcı olmamalı mutlaka çocuğun isteklerine ve düşüncelerine kulak vermelidir. - Sessiz bir ev ortamı sağlayın
Aileler, öğrencilere mümkün olduğunca sessiz ve odaklanabileceği ev ortamını sağlamaya çalışmalıdır. Çocuğun eğer küçük kardeşi varsa mutlaka bu konu anlatılmalı ve ders çalışma saatlerinde sessiz oyunlar oynayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Ebeveynler ev içi sorumlulukları ders çalışma programını engellemeyecek şekilde planlamalıdır. - Yanlış motivasyon cümleleri kurmayın
Aileler sıklıkla çocuklarını motive edebilmek için “ders çalış, hiç çalışmıyorsun, böyle giderse yapamazsın, başarısız olmak istemiyorsan ders çalışmalısın” gibi ve benzeri cümleleri çok sık kurma eğilimindedir. Ancak bu sıklıkla öğrenciyi daha çok kaygılandıran ve motivasyonunu düşüren bir durumdur. Motive etmek için ailelerin asıl yapması gereken çocuklarına güvendiklerini belirtmeleri ve sonuç ne olursa olsun yanında olduklarını hissettirmeleridir. - Kimseyle kıyaslamayın
En sık yapılan bir diğer yanlış da çocuğun bir başkasıyla karşılaştırılmasıdır. Komşunun çocuğu, kardeşi, arkadaşları kim olursa olsun başarı konusunda çocuğu bir başkasıyla karşılaştırmak yanlış bir durumdur. Her çocuğun ilgi ve yeteneklerinin farklı olduğu unutulmamalıdır. - Yüksek beklenti içinde olup kaygı seviyesini artırmayın
Sınav kaygısı sıklıkla “mutlaka kazanmalıyım, başaramazsam ailemin emekleri boşa gidecek, başaramayacağım, yetiştiremeyeceğim, yetersizim” gibi inanışlar nedeniyle ortaya çıkar. Ayrıca ailenin yüksek beklentisi öğrenciyi daha da kaygılandırabilmektedir. Genç zihnindeki bu düşünceler nedeniyle sınav anında odaklanamaz, bildiklerini unuttuğunu düşünür ve başaramayacağı ile ilgili yoğun kaygı döngüsü sınav bitene kadar devam eder. O nedenle ailenin tutumu ve çocuğa yaklaşımı bu süreçte oldukça önem arz etmektedir. - Kaygınızı ona yansıtmayın
Bazı durumlarda ebeveynler öğrencilerden daha kaygılı olabilmektedir. Bu kaygı normal olmakla birlikte çocuğu olumsuz etkileyecek düzeyde olmamalı ve çocuğa yansıtılmamalıdır. - Zorlayıcı ders programlarından kaçının
Sınav dönemlerinde ebeveynler çocuklarına destekleyici yaklaşmalıdır. Çocuğu bunaltacak ve zorlayacak yoğun bir ders programı öğrencilerin daha çok bunalmasına ve derslerden uzaklaşmasına sebebiyet verebilir. Mutlaka sosyalleşmeye de zaman ayırılmalı ve ders program yoğunluğu öğrencinin talebine göre düzenlenmelidir.
Sınav sabahı ve sınavdan önceki gün yaklaşım nasıl olmalıdır?
Sınav sabahı ve sınavdan bir önceki gün, eğer öğrencinin de isteği ve ihtiyacı varsa sınav hakkında kısa bir konuşma yapılabileceğini söyleyen Psikolog Yazıcılar, ebeveynlere şu önerileri sıraladı:
- Çocuklarını koşulsuz sevdiği ve kabul ettiği mesajını mutlaka iletmelilerdir.
- Yaşamın yalnızca bu sınavdan ibaret olmadığı ve sonuç ne olursa olsun birlikte bir çözüm önerisi geliştirebilecekleri anlatılmalıdır.
- Sınav sonrası olacaklar değil, sınav esnasında elinden geleni yapması konusunun önemli olduğu vurgusu yapılmalıdır.
- Sınav sabahı ve önceki akşam her şey olağan akışında devam etmeli, öğrencinin söylediklerine kulak verilmeli ve ihtiyaçlarına göre hareket edilmelidir.
- Sınav öncesi beslenme ve uykuya dikkat edilmelidir.
Sınav esnasında kaygı olursa ne yapılmalıdır?
Sınav esnasında kaygının normal olduğu kabul edilmelidir. Onu bastırmaya ve yok saymaya çalışmak işlevsel değildir. Sınav esnasında kaygı olursa nefes egzersizleri, gevşemeye çalışmak ve yapabildiği konulardan sorular ile sınava başlamak yapılması gerekenlerdir.